Meşru Müdafaa ve Zaruret Hali Hakkında Kısa Bilgi Notu

Meşru Müdafaa ve Zaruret Hali Nedir?

  • Meşru Müdafaa: Kendisine veya başkasına yönelmiş haksız bir saldırıya karşı o anki durum ve imkanlarla saldırı ile orantılı bir şekilde saldırıyı engellemek için işlenen fiildir.
  • Ceza hukukunda meşru savunma, bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmektedir. Saldırıyı defetmek için orantılı karşı güç kullanan kimse, meşru müdafaa hükümleri gereği cezalandırılmaktan kurtulur. Maruz kaldığı haksız saldırının etkisi altında, “heyecan, korku ve paniğe” kapılarak meşru müdafaa sınırlarının aşılması halinde dahi faile ceza verilmez.
  • Zaruret Hali: Kendisinin veya başkasının bir hakkına yönelik ağır ve muhakkak bir tehlikeye karşı başka suretle korunma olanağı bulunmaması şartıyla tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zarureti altında işlenen fiilleri ifade eder. Ceza hukukunda zaruret hali, “ıztırar hali” olarak da ifade edilmektedir.

Meşru Savunma Görsel 2

Meşru Müdafaanın Şartları

  • Ayrı ayrı hem saldırıya ilişkin hem de savunmaya ilişkin şartların bir arada bulunması gerekir.

Saldırıya Dair Şartlar

  • Meşru Savunma Hali İçin Bir Saldırı Bulunmalıdır. Meşru savunmanın ilk koşulu bir saldırı bulunmasıdır. Başladığı takdirde savunma yapma imkanını ortadan kaldıracak veya savunma yapmayı güçleştirecek bir saldırı başlamış bir saldırı olarak değerlendirilmektedir. Yine, bittiği halde tekrarlanmasından endişe duyulan bir saldırı da henüz sona ermemiş bir saldırı olarak kabul edilmektedir.
  • Meşru Müdafaa İçin Haksız Bir Saldırı Bulunmalıdır. Faile veya başkasına yönelen saldırı, haksız nitelikte bir saldırı olmalıdır. Saldırının meşru bir gerekçesi varsa, failin meşru müdafaa hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.
  • Saldırı Meşru Müdafaa ile Korunabilecek Bir Hakka Yönelmelidir. Meşru müdafaanın amacı bir hakkı korumak olmalıdır. Bu nedenle saldırının meşru müdafaa ile korunabilecek bir hakka yönelik olması gerekir. Failin, meşru savunma ile korunması mümkün olmayan bir hakkı koruması halinde meşru savunma hükümlerinden yararlanması mümkün değildir.
  • Meşru Müdafaada Saldırı ile Savunma Eşzamanlı Olmalıdır. Meşru müdafaa, faile yapılan saldırıyla aynı zamanda yapılmalıdır. Savunma ile saldırı aynı zamanda gerçekleşmemişse meşru savunma hükümleri uygulanamaz. Saldırı başlamadığı veya başlama ihtimalinin düşük olduğu hallerde veya saldırının bittiği hallerde meşru savunma hakkı kullanılamaz.

Meşru Savunma Metin İçi Görsel

Savunmaya Dair Şartlar

  • Meşru Müdafaa İçin Savunma Zaruret Olmalıdır. Saldırıdan savunma yapmadan başka bir şekilde kurtulmak mümkünse, fail meşru müdafaa hükümlerinden yararlanamaz. Failin içinde bulunduğu durum ve şartlarda, savunma yapmak saldırıdan kurtulmak için gerekli olmalıdır.
  • Meşru Savunma Saldırana Karşı Yapılmalıdır. Fail, saldırıyı yapan kişiye karşı meşru savunmada bulunabilir. Saldırıyla ilgisi olmayan üçüncü kişilere karşı yapılan eylem, meşru savunma eylemi olarak kabul edilemez.
  • Meşru Müdafaada Saldırı ile Savunma Orantılı Olmalıdır. Ceza hukukunun uygulamada en tartışma yaratan konularından biri savunma ile saldırı arasında orantılılık ilkesine uyulup uyulmadığı hususudur. Saldırı ile savunma orantılı olmadığı takdirde meşru müdafaa hükümleri uygulanmaz. Savunmada aşırıya kaçılması halinde fail ya haksız tahrik hükümlerinden ya da meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinden yararlanabilir.

Meşru Savunma Görsel

Meşru Savunmada (Meşru Müdafaada) Sınırın Aşılması

  • Savunma meşru müdafaa şartları bulunduğu sırada başladığı halde, orantılılık ilkesinin ihlali nedeniyle fiilin meşru savunma olarak kabul edilmediği hallerde “meşru savunmada sınırın aşılması” söz konusu olur. Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise fail cezalandırılmaz. Meşru savunmada sınırın aşılması halinde ceza verilmemesi için gereken şartlar şunlardır:
    • Meşru savunma ile korunabilecek bir hakkın bulunması.
    • Meşru savunma yapabilmek için zaruret olan saldırıya ilişkin şartların tümünün mevcut olması.
    • Meşru savunmaya ilişkin koşullardan “ölçülülük ya da orantılılık” koşulunun, savunma lehine ihlal edilmesi suretiyle sınırın aşılması.
    • Meşru müdafaa sınırının aşılmasının mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmesi.

Ceza Hukukunda Zaruret Hali

  • Meşru müdafaada failin kendisine veya başkasına yöneltilmiş bir “haksız saldırı”, zaruret halinde ise failin kendisine veya başkasına yöneltilmiş “ağır ve muhakkak bir tehlike” söz konusudur. Fail, tehlikeden kurtulma veya başkasını kurtarma zarureti altında hareket etmektedir.
  • Yerleşik Yargıtay kararlarında zaruret halinin varlığının kabul edilebilmesi için “tehlikeye ve korunmaya ilişkin” şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır:
    • Devam eden ağır ve muhakkak bir tehlike olmalıdır.
    • Tehlike bir hakka yönelik olmalıdır.
    • Tehlikeye bilerek neden olunmamalıdır.
    • Tehlikeden başka türlü kurtulma imkânı bulunmamalıdır.
    • Tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmalıdır.
    • Failin tehlikeye karşı koyma görevi bulunmamalıdır.
  • 5237 sayılı TCK’da zaruret hali bir hukuka uygunluk sebebi şeklinde değil, kusurluluğu ortadan kaldıran bir sebep olarak düzenlenmiştir. Yani, zaruret hali kapsamından işlenen fiil kasten işlendiğinden suç meydana gelir, ancak fail kusurlu kabul edilmediği için kendisine ceza verilmez.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s